DUYURULAR

MECLİS KONUŞMASI - UĞUR MUMCU

23/01/2003


Gazeteci Uğur Mumcu'nun ölümünün yıldönümünde Berhan Şimşek'in mecliste yaptığı konuşma.

24 Ocak 1993 günü alçakça bir saldırıyla şehit edilen gazeteci Uğur Mumcu'yu yitirişimizin onuncu yıldönümünde, Mumcu özelinde, faili meçhul cinayetlere, yargısız infazlara ve teröre kurban giden 40 000'e yakın yurttaşımızı saygıyla anmak ve değerlerimizi yitirişimizin nedenlerinin Yüce Meclisce bir kez daha sorgulanması için gündemdişi söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. 

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 24 Ocak 1993 günü alçakça bir saldiriyla şehit edilen gazeteci Uğur Mumcu'yu yitirişimizin onuncu yıldönümünde, Mumcu özelinde, faili meçhul cinayetlere, yargısız infazlara ve teröre kurban giden 40 000'e yakın yurttaşımızı saygıyla anmak ve değerlerimizi yitirişimizin nedenlerinin Yüce Meclisce bir kez daha sorgulanmasi için gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.


Sözlerime başlarken, çalısmalarından dolayı Ugur Mumcu ve faili meçhul cinayetleri araştırma komisyonlarına, ayrıca, bu konuda emeği geçen önceki dönem sayın Meclis üyelerine, terör ve suikastlara karşı söylenecek sözümüz bulunduğunu kanıtladıkları için teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; burada, rahmetli Mumcu'nun kim olduğunu, yaşam öyküsünü anlatacak değilim. Benim gibi, Mumcu'nun araştırmalarını, çabalarını, mücadelesini hepiniz yakından bilmektesiniz.


Böylesi bir düşünce insanının, yazar olarak toplumun dikkatlerine sunduğu konuların, bugünkü ülke ve dünya gündemindeki güncelliğini korudugunu ifade etmek istiyorum. Siyasal kadrolarca gözardı edilen bu konular nedeniyle toplumumuz büyük zararlara ve zaman kaybına ugramıştır.


Uğur Mumcu, düşünce ve örgütlenmenin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, çağdaş ülkelerdeki hak ve özgürlüklerin hepsini Türk Ulusunun da hak ettiğini savunmuş; ancak, zamanında dikkate alınmamış olması, Avrupa Birliğine karşı bugünkü yalvarır duruma düşmemize neden olmustur.


Uğur Mumcu, yolsuzlugun, kamu kaynaklarını insafsızca çarçur etmenin, sosyal adalet ve firsat eşitliğine değer vermemenin, borç alarak sürdürülen kalkınma çabalarının büyük ekonomik ve sosyal krizlere neden olacagı, ulusun bağımsızlığını tehdit edeceği konusunda anlasşılır bir dille ve ısrarla toplumu uyarmıştı.


Halen Kamu İhale Yasasının tartılılması, fona devredilen bankalar sorunu ve sonuçlanmamış yolsuzluk davaları Mumcu'yu bugün de haklı çıkarmakta.
Mumcu'nun uyarılarının dikkate alınmaması yüzünden de, Meclisimiz, ekonomik ve sosyal sorunlar, kabul edilemez gelir düzeyi ve kamu borçlarını ağır geri ödeme kosullarıyla karşı karşıya kalmıştır.


Uğur Mumcu, toplumun tüm kesimlerini, özellikle gençlerimizi, terörün çıkmaz bir sokak olduğu, sadece ardındaki uyuşturucu ve silah kaçakçılarıyla yabancı ülke istihbarat servislerinin işine yaradığı konusunda uyardı.


Terörün gündemden düşmediği ülkemizde, ne kalkınma ne de istikrarın mümkün olamayacağını, demokrasimizin büyük tahribat ve kesintiye ugrayacağını söyledi; yine dikkate alınmadı.


Mumcu'nun başlıca mücadele konularından bölücü terör, uluslararası arenada geniş lobi elde edip, laik, demokratik, çağdaş hukuk devletinin üniter yapısını bozmak üzere faaliyetlerini sürdürdü. Irticaî terör ise, domuz bağıyla katledilen yurttaşlarımız, üst düzey güvenlik görevlilerimiz ile aydınlarımıza suikastlar düzenleyen ve lüks villalardan yönetilen cinayet şebekeleri olarak karşımıza çıktı. Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ın, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'nın katledilmeleri, konunun, kara bir muamma bulutu olarak hâlâ cumhuriyetimizin üzerinde gezindiğini gösteriyor. Nitekim, Meclisimiz ve hükümetimiz, Mumcu gibi, toplumu uyarmaya çalışan değerli bilimadamı Dr. Necip Hablemitoğlu suikastinin ivedilikle çözümlenmesi sorunuyla da baş başa bulunmaktadır. Terör yüzünden, ülkemiz, değerli insangücünü ve kalkınmaya ayrılması gereken ekonomik kaynaklarını boş yere yitirmiş oldu.


Uğur Mumcu, yasaları açıkça ihlal eden tarikat-ticaret-siyaset ilişkilerinin, firsat eşitliğinin önünde büyük bir engel olduğunu belgeleriyle kanıtladı. Ulus-devlet yapısıyla bağdaşmayan bu ilişkilerin, yalnız demokrasi kültürünü ve çağdaslaşmayı engellemekle kalmayıp, manevî ve inanç değerlerinin de tahrip edilmesine yol açtığını gözler önüne serdi. Zamanın siyasî kadroları bunlara da gülüp geçti. Tarikatlardan medet uman ve geçici başarılar peşinde koşan siyasetçiler, bu uyarılara gülmeye devam etti. Bugün, Meclisimiz ve hükümetimiz, vatandaşlarımızın gurbet ellerinde alınteri ve emekleriyle elde ettikleri birikimlerini hortumlayan birtakım holdinglerin hırsızlıklarıyla karşı karşıya bulunuyor.


Uğur Mumcu, bizleri, cumhuriyetimizin, tarihî ve coğrafî koşulları gereği çok ince ve hassas dengeler üzerinde bulunduğunu, bu dengeleri ihlal etmenin, ulusal birlik ve egemenligimize ağır zarar vereceği konularında bilgilendirmişti. Bu hassasiyetlere yeterli duyarlık gösterilmediği konusundaki endiseler, toplumumuzda yeterince giderilmiş değil. Bu durum, yeni polemiklere, Kıbrıs, Irak ve diğer konularda ülkemiz üzerindeki basıncın artmasına neden oluyor. Uğur Mumcu, bizleri, yeni sömürgecilik anlayışındaki devletlerin ve rejim ihraci hevesindeki totaliter-teokratik kimi ülkelerin, mazlum uluslar üzerinde uyguladığı bölme ve parçalama taktikleri konusunda bilgilendirmişti. Söz konusu durumun insanliğa verecegi büyük zararların, 21 inci Yüzyıla yakışmayacak, insanlık tarihini kirletecek büyük çatışmalara neden olacağını yıllar önce dile getirmişti.


Mumcu, ideolojik terörün ya da totaliter-teokratik rejim kurmaya yönelik şiddetin, demokratik devletlerce desteklenmemesi gerektiğinin altını çizmişti.
Ugur Mumcu "yeşil kuşak" politikalarıyla Ortadogu'ya teokratik güvenlik hatları dayatanların da, er geç terörün pençesine düşeceğını ısrarla söylemişti. 11 Eylül faciasi, Afganistan ve Irak'taki gelişmeler, hep Mumcu'yu haklı çıkarmıştır. Mumcu'nun öngörülerindeki haklılığı, kehanetlere değil, kendisini bilim ve çalısmaya adamış, ilerici, cesur kişiliğine dayanıyordu. Uğur Mumcu "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz" diyordu. Bize dünümüz ve yarınımız için son derece önemli bilgileri hayatı pahasına sunmuş, bugünümüzü, ulusumuz ve insanlık adına en doğru şekilde değerlendirmemiz için gereken doneleri vermişti.


Toplumumuzu, Mumcu'nun deyimiyle "kahramanların toplumu değil, görev ve sorumluluk anlayışı yüksek bireylerin toplumu" aşamasına getirmeliyiz. (CHP sıralarından alkışlar)
31 Mayıs 1976 tarihli Cumhuriyet Gazetesine yazdığı yazısında "Türkiye, bir Islamci devlet değildir; laiktir, laik kalmalıdır ve laik kalacaktır. (CHP sıralarından alkışlar) Bir ülkede, birbiri ardına cinayetler işlenir ve katiller yakalanamazsa, o zaman 'devlet içinde devlet' oldugu yolundaki süpheler su yüzüne çıkar. Demek oluyor ki, polisin yakalayamadığı, gücünün yetmediği, bazı güç dengeleri bulunmaktadır. Kimdir bunlar" diye soruyordu Mumcu. Ben de diyorum ki, kimdir bunlar?


Kalpaksız Kuvayi Milliyecinin anısı önünde saygıyla eğiliyorum.


Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum



Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.Üye değilseniz üye olun!

Berhan Şimşek Gezi parkında
Berhan Şimşek CNN Türk'te Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu
BERHAN ŞİMŞEK'TEN KURULTAY ÇAĞRISI
''Berhan Şimşek yine haksızlığa uğramasın!..''

Videolar


Twitter Mesajları


Warning: file_get_contents(http://api.twitter.com/1/statuses/user_timeline.json?screen_name=berhansimsek) [function.file-get-contents]: failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.0 403 Forbidden in C:\Inetpub\vhosts\berhansimsek.com\httpdocs\sablon\berhansimsek\sag.php on line 56

Warning: Invalid argument supplied for foreach() in C:\Inetpub\vhosts\berhansimsek.com\httpdocs\sablon\berhansimsek\sag.php on line 58


Takip Et